Kuruyemiş Kavramı ve Ünal Kuruyemiş
Koca bir yarım asır geçti. Çok şeyler değişti hayatta. Ünal Kuruyemiş 50. yılına "önce sağlık" diyen, geleneklerimize saygı duyan ve damak tadınızı bozmamaya özen gösteren yaklaşımını hiç değiştirmeden ulaştı....
Yazlık sinemalar vardı... Satıcılar bisikletten bozma tekerlekli seyyare tezgahlarda "tazesi buradaaaa... külahı 2,5 kuruşaaaa." diye bağıra çağıra, gazete kağıdından yaptığı külahlarla ay çekirdeği satardı. Çay bahçeleri vardı...
Satıcılar bu sefer kolundaki sepetlerden çay bardağı ölçeği ile ay çekirdeği doldurarak fısıltılarla duyulan sevgili ve dost sohbetlerinin tadına tat katardı.
Ya bayramlar!.. Ya aşure günleri!.. Dargınlıkları barıştıran, hasretleri kavuşturan bayramlarda tabak tabak, avuç avuç yenen kuruyemişlerle canlanırdı haneler... Aşure öncesine rastlayan eş dost ziyaretlerinde hediyelik olarak kayısı, incir, fındık, fıstık ve ceviz götürmek adettendi. Geleneksel tüketim alışkanlıklarını aklınıza getirirseniz, kuruyemişe öyle herhangi bir yiyecek gibi bakamazsınız. Kuruyemiş tüketilen ortamlar günümüzde hayli farklılaşmış olsa da, özü değişmemiştir. Yine mutlu anlarda, yine eğlenceli ortamlarda yenmektedir.
Anadoluda kuruyemişe "Çerez" denir. Ay Çekirdeği, kabak çekirdeği, antep fıstığı, sarı leblebi, sakız leblebi, fıstık, fındık, badem, kuru üzüm, kuru incir, dut kurusu, cevizli sucuk, leblebi şekeri, mısır kavurgası, acılı leblebi çeşitleri, kabuklu yer fıstığı, kavrulmuş kahve, kuru kayısı ve daha bir çok çeşit. Biz de hepsine birden "Ünalın Çerezleri" diyelim ve ekleyelim: Sağlıklı koşullarda üretilmiş olanından, tazesi ve lezzetlisinden asla vazgeçmeyin. |